KESTANECİDEN ALDIĞINIZ LEZZETTE EVDE KESTANE NASIL YAPILIR?
İşte size şimdi kestane nasıl pişirilir, nasıl kolay soyulur onu anlatacağım.
Hatta dışarıda satın aldıklarımızdan daha lezzetli ve kabuklarını ayıklarken daha az sürede ve tırnaklarınız acımadan nasıl ayıklarsınız? Hepsini bu yazıda anlatıyorum. Ama yazdıklarımı dikkatlice uygulayın.
Ben test ettim onayladım :) Buyurun sıra sizde.
 |
Dinlenme faslı bittikten sonra, kestane faslına sıra geldi. Önce kestanelerin şişman tarafını bıçakla enine tam ortasından çiziyoruz.
 | Bu resimde yakından göstermeye çalıştım.
 | Çizdikten sonra ılık suda biraz bekletiyoruz. Resimde görüldüğü gibi fırının ızgarasına diziyoruz. Genelde tepsiye diziliyor. O yüzden de pek çıtır çıtır olmuyor. Böyle ızgara telinin üstüne diziyince hem alttan hem de üstten sıcak direk temas ediyor.
 | | Fırından çıkınca bu şekilde açıldılar. Misler gibi kokusu evi sardı :) |
|
|
 | | Kestaneleri, hafif nemli mutfak havlusuna diziyoruz ve hemen üstünü kapatıp iyice sarıyoruz. |
|
 |
Böyle iki avucumuzun arasına alıp sıkıyoruz. Mutfak tezgahında bastırıyoruz. Çatır çutur sesler çıkıyor. Sakın merak etmeyin kestanelere bir şey olmuyor :) Ben yaparken eşim naapıyorsunnn! diye şaşırdı. Sonra havluyu açınca...
|
 |
Bu resimdeki halini alıyor. Bu havlu meselesinin asıl amacı. Kestanelerin rahat soyulması. Normalde havluyla bastırmazsak kestanelerin kabuklarını ayırırken tırnak aralarımız acıyor. Biz soyana kadar da kestane soğuyor. Bunu önlemek için bu yöntemi tavsiye ederim. Aynısını tavada da yapabilirdim ama pişme süresi iki katı zaman alıyor.
|
 |
Son hali de budur. Dışarıda satılandan daha güzel oldu. Hem de yanmıyor. İsteğe bağlı süresini uzatabilir yada kısaltabilirsiniz.
 | Kolayca soyduk ve afiyetle yedik :) Genelde dışarıda satılanların arasında kabuk kalıyor ve çıkarmakta çok zorlanıyoruz. Ama benim yaptığım yöntemle öyle bir derdiniz olmuyor. Bildiğiniz çerez misali yedik hihihih
|
|
Bilindiği üzere 2 aydır evimizden uzaktaydık. Ama nihayet bu akşam evimize kavuştuk. Eşimle beraber evimize girer girmez şükretmekten, gülmekten odaları dolaşmaktan kendimizi alamadık.İnsanın evi gibisi yokmuş. İsterse saray olsun yine de evi gibi olmuyor muş. Allah' tan sevdiğim vardı yanımda.
Demek ki evimizdeki rahatlığın değerini anlamamız gerekiyormuş. Evlendikten sonra doğru düzgün evimizin sefasını da süremedik.
İki ay evimizden uzakta olmak dışında iyi geçti. Farklı insanlar, farklı şehirler, bol bol yolculuklar...
Her gün dışarıda yemek yemek çok kötü bir duyguydu. Benim midemin hassas olduğundan Facebook sayfam da bahsetmiştim. Çoğunlukla mide bulantıları yaşadım. Sağolsun eşim elinden geleni yaptı. Allah ondan razı olsun. Gelelim evimizde aylar sonra geçirdiğimiz ilk akşamımıza:
 |
| Eve girdiğim de hemen kapının önünde çıkarıp gittiğim bu güzel yumuşacık terliklerim beni bekliyordu. Hemen onları okşayıp ayağıma taktım :) ayaklarımı uzatıp bira keyif yaptım. Penti den almıştık. Almak isteyenler Penti de bulabilir :) |
Geceyi kirazlı kruvasan ile sonlandırdık...
Herkese mutlu hafta sonları :)
GEÇİCİ GÖREV GÜNLERİMİZDEN BİRİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN