Tesettürden önceki duygularımı yazıp, kendime kızmama ve Rabbime defalarca tövbe etmeme sebep olacak bir yazı daha sizlerle; buyurun...
Hep deriz ya "şimdi ki aklım olsa...."
Evet bende diyorum şimdiki aklım olsa; cemaat dersanesine gittiğim günlerde, uyumaz ve hocalarımdan yararlanmak için peşlerinden ayrılmazdım. Bazı akşamlar hocalarımız bizi yurda alırlar ve sorularımızı çözerlerdi. Akşam çay saatinde de sohbet yapmak isterlerdi. Ben ise o zamanlar ne yapardım? Hocayı dinlemezdim üstüne üstlük dalga bile geçerdim. sabah namazına kaldırmaya gelirdi hoca ve ben duyardım ama duymamazlıktan gelirdim. "KALKMA " derdi şeytan. Bende zaten şeytan la iyiyim kalkmazdım. O ne derse benim için önemli olan oydu. Kalbimden tamamen ölüm duygusunu silmiştim bir zamanlar. Hiç ölmeyecek mişim gibi yaşıyordum. Zaten şeytanın görevi bize ölümü unutturmak. Ölümü unutan kişi, cehenneme gideceğini de unutuyor. Allah' ın emir ve yasaklarını da aklına getirmiyor. Gelelim konumuza. Dediğim gibi hocalarım genç ve güzellerdi.
Bunlar ne yapıyor yaa... Fazladan para mı veriyorlar bu hocalara? Neden bu hocalar uyumuyor? hem gençler, hem güzeller, neden bir sevgilileri yok?
Neden telefonla konuşmuyorlar, kesin bunlara fazladan para veriyorlar yaa. Yoksa neden yapsınlar bu kadar fedakarlığı vs...
HIH... meğer salakmışım... Hizmet aşkı varmış gönüllerinde ... ben bilemedim :(
Bu dünya da ne kadar cefa çekersek, diğer hayatta yani sonsuz hayatta o kadar mutlu oluyor muşuz, bilemedim...
Meğer güzelliğimizi gençliğimizde Rabbimiz için saklar ve onu sadece eşimize gösterirsek; cennette bize aklımızın ve hayalimizin ermeyeceği nimetler verilecekmiş. Ben yeni yeni anlıyorum.
Hem hocalarımın sözünü dinlememekle günah işliyor, hem de onlar hakkında gıybet ederek ve yalan yanlış düşüncelere kapılı onları eleştirerek te ayrı yetten günah kazanıyordum.
Ama Rabbim beni yine de bırakmıyordu. Allah izin vermeseydi,ben o cemaat dersanesine kayıt olamazdım. O hocalarla tanışamazdım. Allah her şeyi bilen ve her şeye gücü yetendir.
İstediğini huzuruna kabul eder... Bende istediklerinden mişim ama kıymetini bilememişim...
Gelelim en çok kendimden iğrendiğim ve utandığım kısma.....
Hocalarımız dersane içinde derslerde saçlarını açarlardı. Dersane de erkek hocalarda vardı. Ders bitiminde zil çalınca bir erkek hoca koridordan geçse, bayan hocamız kapı arkasına saklanır yada koşa koşa kaçardı. Erkek hocalarımız da aynı şekilde bayan hocalarımızın saçı açıksa ona bakmamak için kaçardı. Kafasını çevirirdi.
Ama bunu gören ben. Şeytanın bana içimden seslendiği sesleri dışıma vurarak hepsini tek tek sesli olarak söylerdim :(
Ya bu hocalar salakmı, neden kaçıyolar öcü görmüş gibi? Altı üstü saçı açık işte....
“Resulüllah (s.a.v) kadınlardan erkeklere benzeyenlere, erkeklereden de kadınlara benzeyenlere lanet etti.”(Buhari nr:5751, ebu Davut nr:4098, Ahmet b.Hambel nr:3149, Nesei nr:9161)
“Ümmetimin son dönemlerinde bir takım adamlar olacaktır. Erkekler gibi eğerlerin (bineklerin) üzerine binip cami kapılarına ineceklerdir. Hanımları ise giyinik uryandır, (giyinik çıplaktır), başları üzerinde arık deve hörgücü gibisi vardır. Onalara lanet edin. Zira onlar lanet olunmuşlardır.” (Ahmet b.Hambel - müsned nr.6786, Ibn-i Hibban sahih nr:5655-7347)
"Kadın örtülmesi gereken avrettir. Dışarı çıktığı zaman şeytan ona gözünü diker." (Tirmizî, Radâ, 18).
Meğer bu hadis-i Şerifler den haberim yokmuş. Biz örtünmekle yükümlüymüşüz. Allah' ın bu emrine uymadığım için çok pişmanım çoookkk :(
Neden mi?
Biz bütün bu kainatı yaradan, bize böyle muhteşem mucizevi bedeni veren, içmemiz ve yememiz için milyonlarca çeşit yiyecek veren Rabbimiz...
Diyor mu ki; "ben bugün sıkıldım yoruldum, geceyi yaşatmayacağım, yarın da güneşi doğurmayacağım... Dünya da bir gün dönmesin ne olacak?"
Diyor mu?
Ama biz ne yapıyoruz?
Rabbimize günde bir saatimizi ayırmaktan bile aciziz. İşim var gücüm var. Allah istese o işi senin elinden alamaz mı?
"Sınavım var benim için çok önemli, namaz beklesin." Sen böyle dersen O yüce Allah o sınavını sana kazanmanı nasip etmeyebilir, değil mi?
Yaa! beş vakit namaz günde en fazla bir saatini alıyor müslüman kardeşim :(
Ben namaza başlamadan önce hep işlerim ters giderdi. Sürekli acı çekerdim. Kısa mutluluklar yaşayıp, sonunda yine hüsrana uğrardım :( Sonra yine günahlar silsilesi...
Ne zaman ki namaza başladım... Gerçek mutluluğu buldum ve hayatta hiç bir şey beni üzmemeye başladı. Çünkü bu dünya Yalan Dünya. Gerçek hayatımız öldükten sonra... Ve ölümün de ne zaman geleceğini bilemeyiz. O yüzden hemen tövbe edelim... Günah işledikten sonra hemen tövbe edersen Rabbin affeder...
Çünkü Allah affetmeyi çok sevendir...
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "İstiğfar eden kimse günde yetmiş kere de tevbesinden dönse günahta sorumlu sayılmaz."
Eğer konuya dönecek olursak, şu an kendimden utanıyorum. Hocalarım hakkında yalan yanlış yorumlar yaptığım için çok üzgünüm. Ve biliyorum ki Rabbim beni affetti. Mutluluk meğer çok yakınımdayken, ben yalan dünya da aramışım...
Son olarak; Tesettüre girdiğim gün kendi yazdığım bir sözle yazımı sonlandırıyorum...
"Fani dünyaya aldanmışım,
Boşa yaşamışım...
Baki mutluluğu, Fani de aramışım".....
Tesettürden önceki duygularım ve yaşantımla ilgili ilk yazımı okumak isterseniz TIKLAYIN
tesetture giris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tesetture giris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Eylül 2013 Çarşamba
19 Eylül 2013 Perşembe
TESETTÜRDEN ÖNCE BEN- HAYATA BAKIŞ AÇIM
Selamlar...
Bugün namaza başladığımdan ve tesettüre girdiğimden bu yana vicdan azabı çektiğim bir konu hakkında yazmak istedim.
Tesettürden önce hayata bakış açım:
Şeytan o zamanlar zaten içime yerleşmiş ve benimle bütünleşmişti. Sanırsın ben şeytandan daha fazla günahkarım.
Öncelikle ben ortaokulu İmam Hatip' te okudum. Ve her şey Şeytanın beni kandırması; "artık özgürsün " edaları içinde liseye başka okula gitmeye yönlendirmesiyle başladı.
Kız Meslek lisesine başladım. Artık okulda saç açık, etek mini, her gün ayrı saç şekli yapmalar. Karşı cinsin beğeni dolu bakışlarının verdiği yalan mutluluklar...
Kapalı insanların yanından geçerken onları aşağılayan bakışlarla bakan BEN!
Sonra arkadaş arasında muhabbetlerde "Ya hapishane gibi okuldu, kurtuldum ordan oh bee..." muhabbetleri.
Şu an bunları yazarken gözyaşlarıma yine mani olamıyorum. Kendime çok kızıyorum ama geri gelmiyor geçen günler. Aynen ömür de böyle; günahkar olarak geçirirseniz, ebedi hayata gittiğinizde günah işlememek için geri gelmek istiyorsunuz. Ama geri dönüş yok :( Rabbim affetmeyi sever ve affeder. O çok bağışlayandır. İnşallah ölmeden önce müslüman kardeşlerimiz gerçekleri görür ve tövbe eder.
Pişmanlıklarımın hangi birini anlatayım... Lise günahlar içinde devam etti. "Samsun gibi büyük bir şehirdesin gezeceksin, tozacaksın, daha çok gençsin" diyordu şeytan. Bende ona uyarak ölümü aklımın ucundan bile geçirmeyip, arkadaşlarımla beraber her gece geç saatlere kadar dışarıda gezer tozardım. Ama biliyor musunuz. Şu an tesettüre girdiğim mutluluğun-huzurun % 1' ini dahi bulamazdım.
Çok iyi hatırlarım. Her akşam saatleri içimde bir huzursuzluk, bir can sıkıntısı olurdu. Halamın kızı vardı. Hemen onu arardım. "İçimde bir mutsuzluk var yaa hadi bir Çiftlik Caddesi yapalım" derdim. Süslenir püslenir, günah kılıflarımızı giyer çıkardık. O Cafe senin bu içkili mekan benim. Her gece gezer dururduk.
Ben bunları yazarken kendimden o kadar utanıyorum ki anlatamam size :(
Ama benim Rabbim o kadar yüce ki; hiç bir duamı ve isteğimi geri çevirmiyor. Çok şükür. Ve beni o kadar işlediğim büyük günahtan sonra huzuruna kabul ediyor!
Bu anlattıklarım günahlarımın çok küçük bir kısmı. Şu an bazı eleştirdiğim açık bayanlar var ya, onlardan daha beterdim ben. Hep burnu havada gezerdim. Şeytanın sevdiği emrettiği ne varsa mevcuttu bende. Gurur, kibir, inatçılık, hor görme, büyüklenme, insanlara havalı görünme....
Bir kişide demezdi "bu kız havalı değil." Anneme hep "kızın çok havalı" derlermiş. Arkadaşlarımın yakınları da öyle dermiş. Bende bununla övünürdüm biliyor musunuz? Sanki çok gurur verici bir davranışmış gibi.
İmam Hatip Orta okulunda dayımın kızıyla samimiydik. Zaten ailem o gidiyor diye beni İmam Hatip' e yazdırmıştı. Bende onu çok severdim. O okula o yüzden gittim. İmam Hatip yıllarım çok güzeldi. Gençliğin verdiği ufak tefek günahlar işliyorduk.
Ergensin aklın beş karış havada. Ama Sultan hep bana iyi örnek oluyordu. O kadar iyi kalpliydi ki. Sultan' la samimi olduğumuz için ben dayımlarda çok kalırdım. Sabahları dayım sabah namazına kaldırırdı. O kılardı. Zar zor da olsa kalkardı. Ama ben kalkmazdım.
Benim ailem kaldırmazdı beni. Uyusun diye kıyamazlardı. Bende içimden "bu dayımda çocuklarını sevmiyor yaa, namaza kaldırıyor" derdim. Oysa;
"Seven sevdiğini namaza alıştırsın." diye... de bir söz varmış :(
Yeni yeni taşları oturtuyorum kafamda...
Sultan hala kapalı. Ona tesettürden önceki hayatımda bu kadar imrenmezdim. Sadece anlamaya çalışırdım. Yurt dışında evli. Yurt dışında açılmak daha kolaydır. Ama o açılmadı. Hatta namaz kılmayan eşini bile namaza alıştırdı.
Peki bu kadar sağlam şekilde dine bağlanması neyden kaynaklanıyordu sizce?
Neden biliyor musunuz? Hani çocuk yaşta verilen dini eğitim var ya... İşte hepsi burada gizli!
Son zamanlarda bununla ilgili bir çok dini kitap bile satılıyor. Ama taa yirmi yıl öncesi felan bu kadar önemli bir konu değildi.Ailen isterdi kapanırdın. Olay bundan ibaretti yani. Ama Sultan' ın bu güçlü imanı, daha çocukken sabah namazına kaldırılmasında saklıymış meğer...
Ben tesettürden önce; kendimi Kafdağında görürdüm. Tesettür benim için; özgürlüğümün kısıtlanması ve çağdaş olmamanın simgesiydi. Ama asıl özgür olmayan tesettürden önce "Nefsine köle olan, Şeytanın emirlerine itaat eden" ben mişim!
Ama asıl özgürlük Tesettürdeymiş. Rabbine köle olmakmış ÖZGÜRLÜK!
Seni her an seven biri var ve o seni bütün kötülüklerden uzaklaştırıyor... düşünün...
YAZIMIN DEVAMI GELECEK ...
Çocukluk hikayemi okumak için TIKLAYIN.
Etiketler:
büyük günahlar,
ibadet,
namaz,
NAMAZ KOMBİNİ,
SABAH NAMAZI,
tesetture giris,
tesettür,
TESETTÜR BLOGU,
TESETTÜRDEN ÖNCE BEN,
TESETTÜRE GİRİŞ HİKAYELERİ,
TESETTÜRE NASIL GİRDİM
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

