TESETTÜRE NASIL GİRDİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TESETTÜRE NASIL GİRDİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2013 Pazar

TESETTÜRE GİRMEK İSTİYORUM AMA...

tesettür,tesettür blogları,tesettür resimleri,başı bağlı kız,islami blog,dini blog,




Ben tesettüre girmeden önce. Örtünmeyi düşünüyor musun? dediklerinde:

- Hayır aslaaaa!
- Neden kapanayım?
- Daha gencim ilerde kapanırım,
- Şimdi düşünmüyorum,
- Hem Müslümanlık tesettüre girmekle mi oluyor?
- Ne tesettürlüler var, açıklardan daha beter,
- Bana bunu sormayın, rahatsız oluyorum,
gibi cevaplar verirdim...

Şeytan nasıl beni ele aldıysa, tesettüre girmeyi bırak, düşüncesi bile itici geliyordu. Yoldan geçen tesettürlü bayanları gözüm hiç görmüyordu. Çevremde sanki onlar yokmuş gibiydi. Hani şeytan gözünü kör eder ya, şimdi düşününce anlıyorum. Resmen gözümü bağlamış. Anlayacağınız ben hiç oralı değildim.
Tesettüre girmeden iki hafta önce, kuzenim bana dedi ki; "ne güzel namaz kılıyorsun, dini kitaplar okuyorsun, tesettüre girmeyi düşünüyor musun?" dedi. Bende şaşırdım. Kızdım aklımca...
"Bilmiyorum ya hayırlısı" deyip geçiştirdim.
Beklemiyordum bu soruyu. Aklımda hiç yoktu ya hani. O yüzden. (Nerden bilebilirdim, tam iki hafta sonra ona, ben tesettüre girmeyi düşünüyorum diyeceğimi). Hayat böyle iştee...
Bu dünyaya gelme amacımızı unutuyoruz. En önemli konu bu.
Bu dünyaya neden geldik? - Bunu idrak edersek eğer ve ona göre yaşarsak hiç bir zaman gaflete, dara düşmeyiz. Yolumuzdan sapmayız. Yaşama gayemizi bulur ve bir o yana bir bu yana savrulmayız inşallah...
Hayatta insanlar neden mutsuz ve kendilerini boşlukta zannedip, psikolog kapılarında sürünüyor zannediyorsunuz? İşte bu yüzden! Eğer yaşama gayemizi bilsek ve Rabbimize bol bol secde edip dua etsek, onun emir ve yasaklarına göre yaşasak o mutsuzluktan ve boşluktan kurtuluruz. İçimize huzur dolar. Çünkü o içimizdeki boşluk huzursuzluk, yüreğimize Allah sevgisini koymadığımız için oluyor.
Sadece dünya için yaratılmış gibi, sadece dünya için yaşıyoruz.
Biz sadece dünya hayatına kapılıp, ölümü unutmak için mi yaratıldık?
Şeytan unutturuyor, nefsimiz devreye giriyor. Herkesin derdi: nefsimi nasıl terbiye ederim? Tabiki bol bol bilgi sahibi olarak. En önemlisi hayata geliş sebebimizi anlayıp, şeytanı da hilelerini de tanıyarak. Bunları yapınca görün ve bakın nefsiniz nasıl terbiye oluyor...
Ben yine konudan saptım :) ama olsun iyi de oldu değil mi?
Konumuza dönüyorum hemen....
Açıkçası bende herkeste olduğu gibi tesettüre girersem çevrem, eşim ne tepki gösterir acaba diye düşündüm. Bu düşünce tesettüre girmeden bir hafta önce oluştu kafamda.
Kuzenimle msn de konuşurduk. Bana dini kitaplar önerirdi, bende tamam derdim. Ama almazdım önemsemezdim yani. Şeytan diyor ki bize: "tamam de yaaa geçiştir"
 Anlayacağınız tesettüre tamamen girene kadar, hep sahte mutluluklar yaşamışım bunu anladım...
BU YAZININ DEVAMI GELECEK İNŞALLAH...

Tesettür le ilgili birinci yazım için TIKLAYIN

Tesettürle ilgili ikinci yazım için TIKLAYIN

FACEBOOK HESABIM İÇİN TIKLAYIN

TWİTTER HESABIM İÇİN TIKLAYIN

19 Eylül 2013 Perşembe

TESETTÜRDEN ÖNCE BEN- HAYATA BAKIŞ AÇIM



Selamlar...
Bugün namaza başladığımdan ve tesettüre girdiğimden bu yana vicdan azabı çektiğim bir konu hakkında yazmak istedim.
Tesettürden önce hayata bakış açım:
Şeytan o zamanlar zaten içime yerleşmiş ve benimle bütünleşmişti. Sanırsın ben şeytandan daha fazla günahkarım.
Öncelikle ben ortaokulu İmam Hatip' te okudum. Ve her şey Şeytanın beni kandırması; "artık özgürsün " edaları içinde liseye başka okula gitmeye yönlendirmesiyle başladı.
Kız Meslek lisesine başladım. Artık okulda saç açık, etek mini, her gün ayrı saç şekli yapmalar. Karşı cinsin beğeni dolu bakışlarının verdiği yalan mutluluklar...
Kapalı insanların yanından geçerken onları aşağılayan bakışlarla bakan BEN!
Sonra arkadaş arasında muhabbetlerde "Ya hapishane gibi okuldu, kurtuldum ordan oh bee..." muhabbetleri.
Şu an bunları yazarken gözyaşlarıma yine mani olamıyorum. Kendime çok kızıyorum ama geri gelmiyor geçen günler. Aynen ömür de böyle; günahkar olarak geçirirseniz, ebedi hayata gittiğinizde günah işlememek için geri gelmek istiyorsunuz. Ama geri dönüş yok :( Rabbim affetmeyi sever ve affeder. O çok bağışlayandır. İnşallah ölmeden önce müslüman kardeşlerimiz gerçekleri görür ve tövbe eder.
Pişmanlıklarımın hangi birini anlatayım... Lise günahlar içinde devam etti. "Samsun gibi büyük bir şehirdesin gezeceksin, tozacaksın, daha çok gençsin" diyordu şeytan. Bende ona uyarak ölümü aklımın ucundan bile geçirmeyip, arkadaşlarımla beraber her gece geç saatlere kadar dışarıda gezer tozardım. Ama biliyor musunuz. Şu an tesettüre girdiğim mutluluğun-huzurun % 1' ini dahi bulamazdım.
Çok iyi hatırlarım. Her akşam saatleri içimde bir huzursuzluk, bir can sıkıntısı olurdu. Halamın kızı vardı. Hemen onu arardım. "İçimde bir mutsuzluk var yaa hadi bir Çiftlik Caddesi yapalım" derdim. Süslenir püslenir, günah kılıflarımızı giyer çıkardık. O Cafe senin bu içkili mekan benim. Her gece gezer dururduk.
Ben bunları yazarken kendimden o kadar utanıyorum ki anlatamam size :(
Ama benim Rabbim o kadar yüce ki; hiç bir duamı ve isteğimi geri çevirmiyor. Çok şükür. Ve beni o kadar işlediğim büyük günahtan sonra huzuruna kabul ediyor!
Bu anlattıklarım günahlarımın çok küçük bir kısmı. Şu an bazı eleştirdiğim açık bayanlar var ya, onlardan daha beterdim ben. Hep burnu havada gezerdim. Şeytanın sevdiği emrettiği ne varsa mevcuttu bende. Gurur, kibir, inatçılık, hor görme, büyüklenme, insanlara havalı görünme.... 
Bir kişide demezdi "bu kız havalı değil." Anneme hep "kızın çok havalı" derlermiş. Arkadaşlarımın yakınları da öyle dermiş. Bende bununla övünürdüm biliyor musunuz? Sanki çok gurur verici bir davranışmış gibi.
İmam Hatip Orta okulunda dayımın kızıyla samimiydik. Zaten ailem o gidiyor diye beni İmam Hatip' e yazdırmıştı. Bende onu çok severdim. O okula o yüzden gittim. İmam Hatip yıllarım çok güzeldi. Gençliğin verdiği ufak tefek günahlar işliyorduk.
 Ergensin aklın beş karış havada. Ama Sultan hep bana iyi örnek oluyordu. O kadar iyi kalpliydi ki. Sultan' la samimi olduğumuz için ben dayımlarda çok kalırdım. Sabahları dayım sabah namazına kaldırırdı. O kılardı. Zar zor da olsa kalkardı. Ama ben kalkmazdım.
Benim ailem kaldırmazdı beni. Uyusun diye kıyamazlardı. Bende içimden "bu dayımda çocuklarını sevmiyor yaa, namaza kaldırıyor" derdim. Oysa;

"Seven sevdiğini namaza alıştırsın." diye... de bir söz varmış :(
Yeni yeni taşları oturtuyorum kafamda...

Sultan hala kapalı. Ona tesettürden önceki hayatımda bu kadar imrenmezdim. Sadece anlamaya çalışırdım. Yurt dışında evli. Yurt dışında açılmak daha kolaydır. Ama o açılmadı. Hatta namaz kılmayan eşini bile namaza alıştırdı.
Peki bu kadar sağlam şekilde dine bağlanması neyden kaynaklanıyordu sizce?
Neden biliyor musunuz? Hani çocuk yaşta verilen dini eğitim var ya... İşte hepsi burada gizli!
Son zamanlarda bununla ilgili bir çok dini kitap bile satılıyor. Ama taa yirmi yıl öncesi felan bu kadar önemli bir konu değildi.Ailen isterdi kapanırdın. Olay bundan ibaretti yani. Ama Sultan' ın bu güçlü imanı, daha çocukken sabah namazına kaldırılmasında saklıymış meğer...

Ben tesettürden önce; kendimi Kafdağında görürdüm. Tesettür benim için; özgürlüğümün kısıtlanması ve çağdaş olmamanın simgesiydi. Ama asıl özgür olmayan tesettürden önce "Nefsine köle olan, Şeytanın emirlerine itaat eden" ben mişim!
Ama asıl özgürlük Tesettürdeymiş. Rabbine köle olmakmış ÖZGÜRLÜK!
Seni her an seven biri var ve o seni bütün kötülüklerden uzaklaştırıyor... düşünün...

YAZIMIN DEVAMI GELECEK ...

Çocukluk hikayemi okumak için TIKLAYIN.

13 Eylül 2013 Cuma

Ev Kombin Önerisi-1

       Dışarda olduğu kadar evde de giyimine dikkat eden biriyimdir.
 Uyumlu olması ve yakışması önemli. Hele de evliyseniz ev giyimine daha da dikkat etmeniz gerekiyor :)
Size bugün ki kombin önerim ;

pembe hahverengi başörtü,ev kombini
Bugün eteğime ve bluzuma uygun ve yüzüme de giden bir başörtü seçtim. Genelde bu renk herkese yakışır. Tavsiye ederim.

ev kombini, bluz,vizon rengi,fakir kol,
Bluzumu da; başörtümün de içinde bulunan renk ten dolayı, vizon rengi seçtim. Bu bluzumun kollarının modeli ve önündeki şirin düğme detayları hoşuma gidiyor.Kolları da fakir kol olduğundan rahat.
lcw etek,pembe,kombin,
Yine etekte de en sevdiğim renk olan, pembeyi tercih ettim. Evde rahat oluyor. Ve bluzumla da başörtüme uygun. 
          ETEK: LCW
          BLUZ: YARD'S


NOT: Bayanlar evde eşinize iyi görünmek istiyorsanız. Özellikle etek giymeye dikkat edin. Erkekler etek giyen bayanları daha çok beğeniyor.

10 Eylül 2013 Salı

Öncesi- Sonrası

     Tesettüre girmeden önce elimden düşürmediğim krepe tarağımın şimdi nerde olduğunu bile bilmiyorum. Evde bile krepe yapardım saçıma o derece yani.

krepe tarağı,
Krepe tarağı
      Krepe tarağımın yerini artık, bu iğnelik aldı. Eşarp iğnelerimin her zaman elimin altında olması için bana bir şey gerekiyordu :)
     Bu masum bebeği buldum. Önce biraz câni olduğumu düşündüm.

bebek,toplu iğnelik,
Toplu iğnelik
      Olay şu şekilde gerçekleşti :) İlk toplu iğne kullandığım gün. Yatak odamda eşarbımdan iğneyi çıkardım. Nereye koysam diye düşünürken, bunu değerlendiririm diye aynanın önünde bekleyen bebek broşuma yumuşak olduğu için batırdım. Baktım ona iğneleri batırmak güzel oluyor. Bende ona bu misyonu yükledim. Artık iğneliğim bu küçük bayandır :)