dini blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dini blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2013 Cuma

SAFER AYI BELA AYI MIDIR?

vintage,safer ayı,tesettür,tesettür blog,safer ayında okunacak dua,

Bildiğiniz gibi Safer ayına girmiş bulunmaktayız. Bu konuda bir sürü söylenen ve yazılan şeyler var. Ben de bu konuyu sizler ve kendim için araştırmak istedim. Doğru kaynaklardan elimden geldiğince araştırdım. Bu konuda kafanıza takılan bir soru kalmayacak inşallah. Buyurun ozaman konuya geçelim.
Safer ayı, Hicrî ayların ikincisidir. Hicrî ayların birincisi, bilindiği gibi Muharrem ayıdır ve içinde aşûre günü vardı. Üçüncüsü ise Rebî’ül-Evvel ayıdır ve bu ayın 12. Gecesinde Kâinatın Efendisi Sevgili Peygamberimiz (asm) arzımıza ve gönlümüze teşrif etti. 
İslâmiyet’te hürmet duyulan ve belli ibadetler için tahsis edilen aylar, günler ve geceler bulunmakla beraber; âfetler, musibetler ve semavî belâlar için tahsis edilen muayyen her hangi bir zaman diliminden söz etmek mümkün değildir. Böyle bir tahsisat, İslâm’ın ruhuna uygun değildir. Belli ayları İlâhî musibet ayı olarak ilân etmek doğru da değildir. Allah’ın irâdesini aylarla veya günlerle sınırlamak mümkün olmadığı gibi; böyle bir sınırlama çabası kulluk terbiyesine de yakışmaz. 
Safer ayı için bela ayı diyorlar, bu doğru mudur? Peygamberimiz (asm)'in bu ayda belaya uğrayıp hasta olduğu doğru mudur ve bu ay için özel bir ibadet veya korunma duası var mıdır?
Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Arefe gün ve geceleri, Kandil geceleri, Cuma günleri, Aşûre günü vs. gibi. Bu günlerde de gerek nafile, gerek vacip, gerekse farz olmak üzere değişik eda şekilleriyle muhtelif ibadetler yapılır.
Görüldüğü gibi İslâmiyet’te hürmet duyulan ve belli ibadetler için tahsis edilen aylar, günler ve geceler bulunmakla beraber; âfetler, musibetler ve semavî belâlar için tahsis edilen muayyen her hangi bir zaman diliminden söz etmek mümkün değildir. Böyle bir tahsisat, İslâm’ın ruhuna uygun değildir. Belli ayları İlâhî musibet ayı olarak ilân etmek doğru da değildir. Allah’ın irâdesini aylarla veya günlerle sınırlamak mümkün olmadığı gibi; böyle bir sınırlama çabası kulluk terbiyesine de yakışmaz.
Safer ayı, cahiliye Arapları tarafından uğursuz ay olarak tanınıyor ve bu ayda umre yapmak büyük günahlardan sayılıyordu. Resûlullah (asm) ise “Umre her zaman helâldir!” buyurarak bu aya atfedilen uğursuzluk inancını kırmıştı. (Buhari, Hac, H. No:777)  Ama ne yazık ki; bu ayda akdedilen nikâhların uzun ömürlü olmayacağı, bu ayda yapılan faaliyetlerin sonuçsuz kalacağı, bu ayda başlanılan işlerin uğursuzlukla biteceği tarzındaki inançların, cahiliye Araplarından beri halk arasında yer yer varlığını sürdüre gelen hurafelerden olduğunu görüyoruz.
Ebû Hüreyre’nin (ra) rivâyetiyle Resûlullah (asm) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"İslâm'da taşe'üm (uğursuz sayma, kötüye yorma) yoktur; en iyisi tefe'ül (iyiye yorma) dır." (Buharî, Tıb, 54)
Böylece bu zararlı anlayışın İslam'da bulunmadığını ifade etmiştir. Diğer bir hadiste ise şöyle buyurmuştur:
"Eşya da uğursuzluk yoktur, Safer ayında uğursuzluk yoktur, baykuşun ötmesinde bir uğursuzluk yoktur."(Müslim, Selâm, 102)
Safer ayının normal aylardan olduğunu tespit ettikten sonra; her ne kadar güvenilir kaynaklarla teyit edilmese de, burada, Safer ayında yapılması uygun bulunan şu duâyı zikredebiliriz:
“Bismillâhirrahmânirrahîm: Allah’ım; hamd ve şükür Sana mahsustur! Minnetim Sana’dır! Ben Senin kulunum; ve ben bundan dolayı huzurluyum! Nefsimi, dînimi, dünyamı, âhiretimi, işlerimin sonunu ve amelimi Sana emânet ediyorum. Bütün Muhammed (asm) ümmetini Senin gücünün, havlinin, kudretinin ve kuvvetinin şiddetinden, Sana emânet ediyorum! Muhakkak Sen, emâneti koruyansın; hükmü nâfiz olansın; kazâsı gâlib olansın!"

"Yâ Ahkeme’l-Hâkimîn ve yâ Esrae’l-Hâsibîn ve yâ Ekrame me’mûlin ve ecvede mes’ûlin yâ Hayyu yâ Kayyûmu yâ Kadîmü yâ Ferdu yâ Vitru yâ Ehadu yâ Samedu yâ men lem yelid ve lem yûled ve lem yekun lehû küfüven ehad! Yâ Azîzu Yâ Vehhâbu Salla’llâhu alâ hayr-i halkıhî Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecma’în! Âmin!”
Bu ayın son çarşamba gününde de iki rek’at namaz kılınması; bu namazda her rek’atte bir Fatiha ve on bir İhlâs-ı Şerif okunması; namazdan sonra da on bir istiğfar ile, on bir salavât-ı şerîfe okunması tavsiye edilmiştir.
Sadakanın bu aya özel bir konumu yoktur. Diğer aylarda olduğu gibi, bu ayda da sadaka vermeye devam etmelidir.
Safer ayının ilk çarşambası öğle ve ikindi arasında şu duayı 100 defa okumak sünnet midir?
“YA DAFİAL BELAYA İDFA’ ANNEL BELAYA FALLAHÜ HAYRÜN HAFİZAN VE HÜVE ERHAMÜRRAHİMİN İNNEKE ALA KÜLLİ ŞEY’İN KADİR."
Meali: “Ey belaları def eden Allahım! Belaları bizden uzaklaştır. Allah muhafaza edicilerin en merhametlisidir. Muhakkak ki senin kudretin her şeye yeter."
Bu güzel bir duadır ve her zaman yapılabilir. Bu açıdan elbette Safer ayında da okunabilir. Ancak bu duanın özellikle Safer ayında yapılacağıyla ilgili bir hadis bulunmamaktadır. Buna göre, bu duayı belli bir zaman dilimine indirgemeden her zaman her yerde okumak en uygun olanıdır.

                                           HAYIRLI CUMALAR

1 Ekim 2013 Salı

RİZE GEZİMİZİN BİRİNCİ GÜNÜ**

Hafta sonu Rize' deydik. Facebook sayfamdan takip edenler bilirler. Cuma günü öğleden sonra ani bir kararla eşimle beraber bu haftasonu nu Rize de geçirelim dedik. İyi de ettik :) Uzun zamandır bizi Rize' ye davet eden üniversiteden ev arkadaşım ve nikah şahidim de olan Ceyda' mla beraberdik. Ceyda ve ailesi bizi çok iyi ağırladı. Ben zaten ailesini ve Ceyda' yı tanıyordum. Nasıl karşılanacağımızı da biliyordum. Ama eşiminde bu ziyaretten memnun kalması, mutluluğuma mutluluk kattı :) 
Bana Ceyda denildiğinde, ilk aklıma gelen doğallıktır. Doğallık nedir desen? "Ceyda" derim :) Onu çok seviyorum. Öyle böyle bir sevgi değil bu. Gerçek bir dosttur o.
O can' dır. Kardeş'tir, şefkattir, minnoş' tur. Aynı evi değil, hayatı paylaştık biz. Bu konuya ayrı bir kategoride detaylı deyinirim inşallah :) Şimdi konumuz hafta sonuna dair "bol resimler-ceyda-rize-yeşil-mavi-doğa-tatil-aşk-şükür-mutluluk".

rize, tesettür blog,
Rize ye doğru yollarda...

rize ikizdere,
Rize' ye giderken, İkizdere' de yeşilliğe dayanamayıp arabadan aşağı atlama halleri felan :)

rize,ovit,
Geçtiğimiz günlerde, haberlerde Rize' nin yükseklerine kar yağan Ovit. Ovit' ten geçip soğuk suyunu içmemek olur mu :)

rize,doğa,doğa resimleri,tahta köprü resimleri,
Yoldan kareler :)

sahil manzarası,rize sahil,
Yol bitti ve biz kendimizi bu manzara karşısında kahvaltı yaparken bulduk.

haftasonu kahvaltı sofrası,süslü sofralar,sofra düzenleme,kahvaltı sofraları,süslü peçeteler
Ben seviyorum diye, "kıymalı süt böreği" de yapılmış. Daha ne olsun Allahım...

rize,rize sahil,
Kahvaltı sonrası sahile karşı bu güzel oturma köşesi. Örtü English Home. Koltuklar ve masa Bellona.

rize,rize ziraat çay bahçesi,
İlk durağımız Rize Kalesi.

rize,rize kalesi,
Ne kadar yağmur da başlasa, bizim gönüllerimiz sevgi dolu ve sıcacıktı :)

pepeçura,rize,siyah üzüm,
Ver elini Ziraat Çay Bahçesi :) Rize nin "Pepeçura" sını yedik. Siyah üzüm ezmesi gibi. Adeta kan deposu. Giderseniz mutlaka yiyin.

rize,pepeçura,tesettür blog,
Nam-ı değer "PEPEÇURA"

dostluk,arkadaşlık,rize,ziraat çay bahçesi,tesettür blog,islami blog,dini blog,
Ceyda'm ve Ben- Ziraat Çay Bahçesi

rize,çay,rize çay tarlası,rize çayı,tesettür blog,
İlk kez yakından çay gören masum Başı Bağlı Kız :)

rize,doğa,çay,ziraat çay bahçesi,
Yeşil-doğa-Karadeniz'in kara bulutları. Her şeyiyle güzel olan masumiyet...

rize,tesettür blog, tesettür kombin,
Şemsiye ve başörtü uyumu :)
 rize,rize ziraat çay bahçesi,
rize,doğa,başı bağlı kız,tesettür blog,tesettür kombin,hijab,


rize,tesettür blog,başı bağlı kız,
İki şemsiyeli pozumuz :)

rize,sahil,doğa,testtür blog
Pozlaraaa :)

rize,rize müzesi,rize meydan,
Rize müzesi önünden...


rize,rize müzesi,
Müze içinden; Eski Rize kültürünü sergilemişler.

rize müzesi,tesettür blog,rize,
Birinci günden bir kaç resim eklemek istedim. İkinci günün yazısını da en kısa zamanda ekleyeceğim inşallah :) Belki yarın, belki yarından da yakın :)

Ve arkadaşıma NOT: Seni gördüğüme çok sevindim. Eşim "tamam gidelim" dediği an dan itibaren içimde kelebekler çoktaaannn uçuşmaya başlamıştı bileee... Her şey bir an da silindi aklımdan. Sadece dört yıl beraber bir hayat paylaştığım arkadaşımı görecektim. Acısıyla tatlısıyla her şeyi paylaştığım. Acaba değişmiş miydin, hala yüzün hep gülüyor muydu, mutlu muydun, hala hayat felsefen aynı mıydı?
Bütün soruları seni karşımda görünce içimde tek tek cevapladım. Sen aynı sen din. Ben de aynı ben. Ve yine kaldığımız yerden devam ettik...
Her şey için teşekkürler güzel insan...


24 Eylül 2013 Salı

SEN ALLAH DE

Namaza başlamadan önce umutsuzluğa kapıldığımda: Dertli şarkılar dinler, derdime dert eklerdim. Şeytan da beni dertlendirdikçe dertlendirir daha da çok umutsuzluğa sürüklerdi. Hatta bu duygu hayattan bıkmaya kadar giderdi. Böylelikle türlü günahlar işlemeyi de mutluluk aracı olarak gösterirdi. İnsanları hayattan bıktıran, usandıran ve imanını zayıflatıp, intihara kadar sürükleyen şey ne zannediyorsunuz? Tabii ki ŞEYTAN!
Ben de o günlerime seslenerek bir şiir yazdım...

ALLAH DE

Umutsuzluğa kapılsanda,
Şeytana aldanma,
Çünkü içimize vesvese veren şeytan;
Umutsuzluğun bekçisi her an...

Sen Allah de;
Arş-ı âla inlesin,
Sen Allah de;
Ruhun huzuru dinlesin...
Sen Allah de;
Bütün melekler sana salât etsin...
Sen Allah de;
Rabbin seni sevsin...
Sen Allah de;
Mutluluk rüzgârları içinde essin...
Sen Allah de;
Kalbindeki yalnızlık korkusu dinsin...


Sadece bir an' lık içimden geçen duygularımdan ibarettir. Güzel şiir yazarım iddiası içinde değilim :)
Zira şiirle de pek aram yoktur :)

12 Eylül 2013 Perşembe

Şeytanın Evliler Üzerindeki Hileleri



         Evliler; mutlaka izleyin ... Sizde de şeytana uyduğunuzda aynısı olmuyor mu?
Bunu izleyelim ve şeytana uyup eşimize kötü davranmayalım inşallah...

8 Eylül 2013 Pazar

♥ Rabbim Beni Seviyor ♥


yardım,çocuk,muhtaç
BİZ DERTLİ ŞARKILAR DİNLEYİP HÜZÜNLENİRKEN, AÇLIKTAN AĞLAYAN ÇOCUKLARI DÜŞÜNMÜYORUZ

      Esime ve bana olmayan kiyafetleri gectigimiz gunlerde katlayip kiler' e koydum. Çünkü çöpe
atilmayacak kadar yeniydiler. Allahim burada tanidigim kimsede yok. Ben bunlari ne yaparim diye düşünüp duruyordum. Gerçekten çok ihtiyacı olan birilerini tanısam da onlara versem diye içimden geçiriyordum.
     Bugün kapi caldi ve esim kapiyi acti?
     - Bizim eskilerimiz var mi? Dedi.

      - Bende neden ne oldu ki, kim geldi dedim?
      - Ve kapiya yoneldim?
      - Kapida cok zayif 10 yaslarinda bir erkek cocugu "eskileriniz var mi?abla."


      Diyince kendi insanligimdan utanarak!  Gozyaslarimin akmaması için beklemesini rica ettim:( ....

     Odaya gidip kendime gelmeye çalıştım bir an için. Çünkü ona acır gözlerle bakmamalıydım. Onu utandırmamalıydım :(



        Asıl acınacak biri varsa o kişi bizdik. Çünkü çevremizde o kadar bakıma muhtaç aç insan var ki :(
      Çok şükür ki Rabbim benim sesimi duydu ve kapımıza kadar o çocuğu gönderip, yardım etmemizi ve sevap almamızı istedi....
      Konuya döneyim....
      Poşetteki giysileri verdim. Ve haftaya Cumartesi yine gel canım dedim. Çünkü ne yapacağımı bilemedim çocuğu öye karşımda görünce. İçimden en azından 1 hafta onun için ve ailesi için neler yapabiliriz diye düşünürüz dedim. Annesinin babasının işini sordum. Babası inşaatta çalışıyormuş. Annesi ise ev hanımı. Şu an gözyaşlarımı tutmasam sabaha kadar akarlar...
Onu öyle görünce kapıda zayıf, güçsüz ve çaresiz....
Ne kadar duyarsızız dedim, kendime kızdım durdum!

LÜTFEN HER GÜN ÇEVREMİZDE YARDIMA MUHTAÇ İNSAN VARMI DİYE GÖZÜMÜZÜ KULAĞIMIZI AÇALIM ...

                                     FACEBOOK HESABIM İÇİN TIKLAYIN

                                     TWİTTER HESABIM İÇİN TIKLAYIN

                                     İNSTAGRAM HESABIM İÇİN TIKLAYIN

7 Eylül 2013 Cumartesi

♥♥♥ KOMBİN-3 ♥♥♥



                   Bugün kü kombinim karşınızdaaa :)

                                                    TARANANAAAAMMMMM♥
kombin,tesettür
ETEĞİM KIRMIZI DEĞİL, KOYU BORDOOOO :)


                                                 


"Ama ben yorgunummmm" derken acele çekildi :)






kombin,
SAKSI "BENİ NOLUR ALLLL, SENİ ÇOK SEVDİM :) MİNNAK" derken

FACEBOOK HESABIM İÇİN TIKLAYIN

TWİTTER HESABIM İÇİN TIKLAYIN

İNSTAGRAM HESABIM İÇİN TIKLAYIN





1 Eylül 2013 Pazar

Şeytanın Hileleri-1

           Blogumda düşmanımızı (ŞEYTAN) tanıtmayı da düşünüyorum Allah' ın izniyle inşallah. İlk olarak namazla ilgili hilelerinden bir kısmını paylaşmak istiyorum...
şeytan,namaz


  • Kul namaz kılmak isteyince ona vesvese verir. Namazda kötü ve haram şeyler düşündürür. O da kendi düşündüğünü zanneder ve namazım kabul olmuyor nasılsa diyerek, namazı terkeder.
  • Şeytan önce sen namaz kılma diye seni oyalar, daha sonra namaz vakti geçince de, sen bundan sonra namaz kılsan ne olur. Allah zaten seni affetmez. Senin kıldığın namazdan ne olur? Diyerek kandırır insanları.
  • Tesettürlü değilim, benim namazım kabul olmaz. Diye tesettürlü olmayan insanları kandırır. Oysa her ibadetin sevabı ayrıdır. Namaz dinin direğidir. Allah tesettürlü olmasanda namazlarını kabul ediyor.
  • Bulunduğum yer temiz değil, kıble nasıl bulunur vs... gibi bahaneler buldurur. Halbuki şimdi gereksiz şeylerle doldurduğumuz telefonumuza, kıble bulma uygulaması indirebiliriz. Zorda kalırsak tuvalette bile namaz kılabiliriz. Geçici ve nezaman öleceğimizi bilmediğimiz dünya hayatı için her türlü zorluğu aşıyoruz. Sana bıkmadan usanmadan nimetler sunan, seni yaradan Rabbin için namaz kılmaktan mı kaçıyorsun? Eğer şartlar uygun değilse WC de kılınan namazı da Allah kabul ediyor!
  • Henüz vakit var, sonra kılarsın diyerek sürekli ertelettirir. Sonra bakmışsın vakit çıkmış.
  • Kur' an okuyorsun ve o anda ezan okundu. Şeytan hemen gelir ve namazını zamanında kılma diye, Kur' an oku o da sevap diyerek oyalar...
  • Horozun yem yediği gibi namazı çabucak kıldırır. Hakkıyla namazı kılmaktan alıkoyar...
  • İmanı zayıf olanlara gidip, namazdan bıktırır ve namazı bırakmalarına sebep olur...
  • Hiç bitmiyor namaz usanıyoruz diye vesvese verir şeytan. Peki soruyorum? Rabbin sana verdiği nimetlerden sıkılsa; bir gün uyandığında bir bakmışsın bir kolun yok, gözlerin kör... Allah bir gün güneşi doğurup diğer gün sıkılıp doğurmamazlık ediyor mu? Sen aciz bir kulsun, gücün sınırlı ve her şeye gücü yeten Rabbine günde 1 saatini ayırıp 5 vakit namazını mı kılamıyorsun?

NOT: "Namaz kılarken başka şeyler düşünüyorum ve benim namazım kabul olmuyor" demeyin. Sizin namazda düşündüğünüz şeyleri aslında siz düşünmüyorsunuz! Hepsini Şeytan kulağınıza fısıldıyor. Siz "Allaha sığınırım" diyerek devam edin... Şeytanı hep beraber yenelim inşallah...

27 Ağustos 2013 Salı

HERKES OKUMALI

                  



 Mutluluğun Sırrı :)

       Öncelikle İhlas nedir? Bunu bilmeliyiz.

İhlas: Her şeyi Allah rızası için yapmaktır. ( Su mu içiyorsun, Allah' a şükrederek iç)

"Allah katında ihlasla yapılan çok az bir ibadet, ihlassız yapılan bir çok ibadetten daha önemlidir."

         Şimdi yavaştan konuya giriş yapmak istiyorum. Kimseyi sıkmamak için çok fazla detaya girmeden, basite indirgeyerek anlatmaya çalışacağım inşallah.
Mutluluk; fani ve baki olmak üzere ikiye ayrılıyor.
         Fani mutluluk: Dünyevi ve anlık heyecanlara kapılıp nefsine (şeytana) yenilerek, sadece o an için ( şeytanın sana onu çok lezzetli göstererek) zevk almak ve o heyecan ve zevk geçtikten sonra, Rabbinin sana vermiş olduğu imansızlık hissiyle yasak olanı yapmanın verdiği huzursuzluk içini kaplar. Şeytan yeniden devam eder seni günah a sürüklemeye. Sana huzursuzluğunu giderme vaadiyle sürekli yeni günahlar işletir ve senin fani (geçici) mutlu olmak yolunda sonunu hazırlar. Bu fani mutluluktur.
        Baki mutluluk: Fani (geçici) olana bel bağlamamak ve geçici heveslere aldanıp sonsuz mutluluğu reddetmemek demektir. Yani dünyevi işleri ön planda tutmadan, her yaptığın şeyi Allah rızasını kazanmak için yapman. Şeytanın oyunlarına karşı Allah' ı anarak onunla baş etmen. Mesela; birine iyilik yaptın ama o sana karşılığında kötülük yaptı, yada iyiliğini görmezden geldi. Sen iyiliğini yaparken Allah rızası için yapacaksın. Çünkü bir ayette diyor ki:
  • "Allah iyilik yapanları sever." (Bakara Sûresi 195)
       O zaman biz her yaptığımızı Allah için yapalım ki, İhlaslı bir kul olalım. Eğer yaptığımız işten Allah razı ve memnun olursa gerisi hiç önemli değil, ama Allah razı değilse, bütün dünya alkışlasın neye yarar. Çünkü her şey O'ndandır...


         Allah iyiliğin karşılığı 10 kat buyururken, biz O’nun rızası için iyilik yapmaktan kaçınıyoruz. Hep intikam peşindeyiz. Allah’ın Muntakim olduğunu, intikam alacağını unutuyoruz.

             
           Allah' tan geldik ve O'na döneceğiz...

      Şimdi günümüze dönersek eğer. Her şey bizi mutsuz etmeye başladı. Her şeye kafa takar olduk. Neden? Çünkü:
Her yaptığımız şeyin karşılığını bekliyoruz. Ben ona hediye aldım ama o bana almadı. Olsun almasın. Hediyeleşmek Peygamber Efendimiz (SAV)' in sünnetidir. Sen, senin gibi gücü ve aklı kısacası her şeyi sınırlı olan bir kul' dan karşılık beklemek yerine Peygamber Efendimiz(SAV)' in sünnetini yerine getirdiğin için mutlu ol.
       O kişinin sana vereceği geçici, sadece seni geçici fani hayatta bir süreliğine mutlu edecek olan hediye mi önemli, yoksa seni Yaradan Allah' ın vereceği sonsuz aklının alamayacağı, henüz gözünün hiç görmediği mükafat mı daha önemli?
       Başkalarının ne yaptığı, ne aldığı ve ne söylediği değil, her şeye gücü yeten Allah' ın ne dediği önemli olsun bizim için!
      Biz bu dünyada kalıcı değiliz. Bize verilen her şey bize emanet. Bedenimiz, ailemiz, eşyalarımız, eşimiz, çocuğumuz vs... ve bize düşen bu emanetleri Allah yolunda koruyup sevmektir. Bunu aklımızdan çıkarmamalı ve buna göre yaşamalıyız. Bu dünyaya bel bağlamaz ve her şeyi sonsuz ahiret hayatında sevdiklerimizle acı çekmeden, zevki sefa içinde yaşamak ve Allah' ın rızasını kazanmak için ve bu dünyaya sefa değil cefa çekmeye geldiğimizi bilerek yaşarsak, bu dünyanın fani geçici insanları bizi Allah' ın izniyle zerre kadar mutsuz edemez!
     Ağlamak mı istiyorsun? Git abdest al ve seccadede alnını secdeye koyarak her şeye gücü yeten sonsuz güç sahibi Rabbin için doya doya ağla! (Unutmayalım; Rabbimize en yakın olduğumuz yer secde' dir.)sonrasında sana nasıl bir mutluluk ve huzur var, Gör!
  Bu yazdıklarımı gönülden okuyarak hayatında uygulayan kimse; gerçek mutluluğu bulur ve kimse onu mutsuz edemez :) Bu yazıyı okuduktan sonra mutsuz kardeşimiz kalmayacak inşallah :))