EŞLER ARASINDA SEVGİ SAYGI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EŞLER ARASINDA SEVGİ SAYGI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ekim 2013 Çarşamba

İKİ BAYRAM BİR ARADA

Dinlediğim şey: Eşimin uykusundaki nefes alış - verişleri...
Yanımda:          Su şişesi,
Gönlümde:        Aşk neşesi :)
başı bağlı kız,tesettür blogu,
Günlerdir neden içim kıpır kıpırdı? Bunu yazmam lazımdı ama nedeni neydi?
Bugün yatsı namazını kılıp. Cuma günü de eşimin memleketine doğru yol alacağımız ve bununda eşimin ailesiyle geçireceğim ilk Kurban Bayramı olması düşüncesiyle; kafamda ışıklar tek tek yanmaya başladı. Kalp atışlarım o günkü ritmini yakaladı. Ama bir şey eksikti sadece korku yerinde değildi.
Ne mi bu duyguların sebebi?
Geçtiğimiz Kurban Bayramında aniden sevgilimin bana evlenme teklif etmesi ve yaşadığım duyguların karmaşıklığıydı.
Şimdi size olaylar nasıl gelişti anlatayım:
Bayrama memleketlerimize gideceğiz ve son gün sevgilimle gitmeden görüşelim dedik. Yemeğe çıktık. Her zaman özel konuşmalarımızı yaptığımız bir mekan var. Yemeğimizi yedik. Günlük meselelerden konuşuyoruz. Eşim bir anda "evlenelim" dedi. Ben şaka yapıyor zannettim. Ciddiye almadım. Sonra baktım ki ciddi. Bu bayramda gelelim ailenle tanışalım, iznimde var söz, nişan hepsini yapalım demez mi?
Benim gözler olmuş fal taşı.
İç ses diyor: Yarın yola çıkıyorsun, ne nişanı :)
Ev arkadaşımda Kurban Bayramında benimle bize gelecek. Planlar yapılmış, biletler alınmışşş...
Olsun diyor bizimki "sen anneni ara bir söyle eve gidince" dedi.
Neyse beni eve bıraktı. Eve bir girdim ki basıyorum çığlıkları. (Evde de üç arkadaş kalıyoruz.) Kızlarda zaten dünden razı bizim evlenmemize. Vaktiniz geldi bakışları falan...
Neyse ev arkadaşım da bize gelecek ya, daha annemi bile arayıp söylememişim... Bizim kız nişanda ben ne giyecem derdinde hehehehehe
O arada Sultan' la konuştuk. "Evet" de kız yaşın geldi, demez mi?
Ablamla konuştuk aniden nereden çıktı falan... En son annemi aradım. Annem şok oldu. Kadın bayramda ev arkadaşımla beni beklerken, ben ona istemeye gelecekler diyorum :)
Kurban Bayramı da telaşlı bir bayramdır. Hazırlıklar ne zaman yapılacak falan. O değil abimle babam davası var bir de... Abimle babam bana çok düşkündür. Gerçi ailemde herkes üstüme titrer. En küçük çocuk olunca, evin büyümeyen hep çocuk kalan kişisi oluyorsun.
Anneme ben gelene kadar sen meseleyi aç diyorum. Yok ıkkk mıkkk... Sen gel de söyleyelim falan.
Biz yolda memlekete gidiyoruz arkadaşımla. Yolda bir yandan sevgilim arıyor, bizimkiler bayramın ikinci günü gidelim isteyelim, üçüncü günüde nişanı takalım diyor muhabbetleri yapıyor bana...
Annem diyor: "sadece tanışırız, sonra araştırırız öyle kız mı verilir hemen" tafraları... Bende bu yol hiç bitmesin tedirginlikleri...
Ben onlar gelmeden üç gün önce gittim eve: nişandan önce onlar istemeye gelene kadar; abartısız hiç bir şey yiyemedim. Ben böyle bir iştahsızlık hayatımda yaşamadım... Yok yani bir şey yiyemiyorum. İlk kez sevgilimin ailesiyle tanışacağız: ben tut birde grip ol. Sanarsın yirmi yaşında kızım. Yaş olmuş yirmi yedi :)
Sevgilim sürekli arayıp rapor istiyor- Babam ayrı sorguya çekiyor- abim ayrı annemi sıkıştırıyor...
Arkadaşım gelmişti Allah' tan... O benim bu heyecanımı yatıştırmaya çalıştı. Ablam da uzakta, onunda olmasını istediğim için alelacele onlarda geldi.
 Her neyse bizimkiler de tanışmaya gelsin dediler. Dediler demesine ama kafalarında türlü senaryolar? Ailesi nasıl, çocuk nasıl biri vs...
Bayramda kuyumcular açık olmadığı için sevgilim söz ve nişan yüzüğünü önceden almıştı. Tabi bizimkilerin haberi yok :)
Bende bir heyecan bir kızarmalar, bozarmalar...
Çok sevdiğim adamın ailesiyle tanışacağım, onlara en güzel şekilde görünmeliydim. Çok güzel bir kıyafet aldım. O kısa süre zarfında. Gayet mütevazi ve şeker olmuştum :) Tabii ki "Koton" mağazası her zaman ki gibi imdadıma yetişmişti. Resim eklerdim ama tesettürsüz resimlerimi eklemiyorum. Beni tanıyanlar saçım açıkken ne kadar "Koton" delisi olduğumu bilirler. Şimdi eskisi kadar değilim. Tesettür mağazalarına yöneldim. "Armine" ve "Aker" son günlerde favorim :)
Onlar gelecek diye hazırlıklar falan yapıldı. Onların apartmana geldikleri an, benim bittiğim an' dı. Baktım benim aşkım elinde çiçekler, çikolatalar, üzerinde takım elbiseler :) Bakmak istiyorsun bakamıyorsun. Görüşmeyeli olmuş dört gün. Özlemişsin de....
Sabah ezanında yola çıkmışlar bir de uykusuzlar. Neyse tanıştık ailelerle falan. Herkes birbirini çok sevmez miii :) Mutluluğumuza mutluluk eklendi.  Sevgiliminde dediği gibi iki günde söz ve nişan yapıldı ve onlar geri döndüler... Ama bizim o yaşadığımız heyecan hala içimde...
Eşim pek fazla konuşmayan biri. Ağırbaşlı durur dışarıdan bakıldığında. Ailemin hoşuna giden yönü bu oldu. Çok korktum ama bu mutluluğu yaşamak için değerdi...
Rabbim herkese bu mutluluğu yaşamayı nasip etsin inşallah...
SEVGİLERLE...







3 Ekim 2013 Perşembe

EŞİME MEKTUP**

Dinlenilen şey: İç ses.

Yenilen şey: Ayva

Yanıbaşımda: Lamba

Kalbimde: Sen

Dün eşimin doğum günüydü. Facebook ta bahsetmiştim hani :) Aşağıda yazanlar hayatıma girdiğinden bu yana bana değişik duygular yaşatan eşime idi.

"Fıkırdıyorum. Kıpırdıyorum. Kıkırdıyorum. Herkes de durgun. Anlıyorum. Yine de anlatmam lazım. Zira daha fazla içimde tutamıyorum. Geceleri, beni bir sağa bir sola çağırıp sersem eden, kalp atışlarımın sesini açan ..."
"Bir değil, birkaç ritim birden girdi hayatıma. Aynı anda. Ekim ayında..."

Bu sözlerin hepsi eşim içindi. Bazı merak edenler oldu. Şimdi merakları gitmiş oldu. İnsan bu duyguları başka ne için yaşar ki? Hayatında güzel aklını başından alan şeyler olmalı ki, bunları yaşamalı değil mi?
AŞK SÖZLERİ,AŞK RESİMLERİ,TESETTÜR BLOG,DİNİ BLOG,EN GÜZEL AŞK SÖZLERİ,
BUNU BİZE ÖZEL YAPAN  PHOTOSU YA DA TEŞEKKÜRLER.

EKİM ayı benim için bambaşka önemler barındıran bir ay. Çünkü sen girdin hayatıma. Sen doğdun bu ay da. Sonra yine bu ay da evlenme teklif ettin bana. Bu ayda nişanlandık. Alyanslarımızda bile ekim yazarken, nasıl olur da benim içimden türlü duygular geçmez. Aklım sersemleşmez.
Seni bana bağışlayan Rabbime binlerce şükürler olsun.
Birini seviyorsun bulutlar homurdanmaya başlıyor, birbirine çarpıyor. Yada her ne oluyorsa işte. Sonra birden yağmur başlıyor.
Senin bastığın toprağa yağıyor. Çoraklığını gidermek istiyor. Sırf sen basıyorsun diye o toprağa, benim yağmurlarım yağıyor sana ve toprağına. Ama bu yağmuru herkes göremez, bilemez.
Bir de en sevdiğimiz "an" var yaa... İşte onu bu dünyada hiç bir şeye değişmem.
Bir de huzur bulduğum yer var... O da senin omzun... Sakinlik, dinginlik. Hani hırçın denizin dalgaları olur ya. İçim hırçın olduğunda, senin omzunda yaşadığım o huzur...
Sonra senin beni sevdiğin geliyor aklıma, içim " niye saklayayım ki diyor, sevilecek bir şeyim her neysem..."
Az biraz daha seviyorsun ve baharı geliyor gönlümün. Renkleniyor yapraklarım. Sonra bir postacının güzel haberi gibi geliyorsun bana. Boş bir resim sayfasına önce mutluluğun resmini çizdiriyorsun bana. Sonra çocuk gibi boyuyorum o resmi, delicesine hemde taşıra taşıra...
Sonra kuruyan dalların oluyor bazen, yakıp içimi ısıttığım. İçim sensiz üşürken, senleyken bu duyguyu hissettiriyorsun...
HEDİYE,DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ,ÖZSÜT,KOTON,
EŞİMİN DOĞUM GÜNÜNDEN**

Belki ‘aşk’, kendimiz hakkında duyduğumuz en güzel şeyden yapılmıştır...

SENİ SEVMİYORUM, ÇÜNKÜ SENİ ÇOK SEVİYORUM...

EŞİME YAZDIĞIM ŞİİR İÇİN TIKLAYIN