BAYRAMDA NE YAPMALI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BAYRAMDA NE YAPMALI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2013 Pazar

"İLK" LERİMİN BAYRAMI

Evet gerçekten de bu bayram benim ilk' lerimi yaşadığım bayramımdı.
Öncelikli olarak tesettürlü ilk bayramımdı. Eşimin ailesi ve yakınları beni ilk kez tesettürlü gördü. Herkesten sevgi dolu sözcükler duymak, tesettüre girdiğimde hissettiğim mutluluğuma mutluluk kattı. Evliliğimin birinci Kurban Bayramıydı :) 
tesettür blogu,başı bağlı kız,tesettür kombin,bayram kombini,Ailemden uzakta ve eşimin ailesiyle geçirdiğim ilk bayramımdı. Eşimin ailesini daha yakından tanımak açısından tatilimizin on beş gün olması iyi oldu. 
Eğer eşinin ailesini kendi ailenden ayrı tutmazsan ve herkesi Allah rızası için seversen anlaşamayacağın kimse yoktur. 
Bu bayram diğer bayramlardan farklı geçti. Yeni insanlar tanıdım, kaynaştım, aldım aynı zamanda da verdim. Çok şey öğrendim. Benden büyük olan, yaşıtım olan... hatta benden küçük olan herkesten bir şeyler öğrenmeye çalıştım.
"Geniş Aile" kavramını sonuna kadar yaşadım :) Benim için tanışma yemeği düzenleyen eşimin akrabalarına davetlere gittim. Bayram ziyaretlerine, misafir ağırlamaya günde bir değil bir kaç kez kahve yapmaya.... kısacası alıştım kalabalığa... 
Bayramı yaşadım coşkuyla adeta... Bayram kalabalıktır, bayram ailedir, bayram sevmek ve sevilmektir... Bayram hatırlanmak- hatırlamaktır....İyilik yapmak, hediyeleşmek karşındakini mutlu ettiğinde güler yüze bakmaktır. Yaşlılıktan kırışmış elleri öpmek ve sevmektir. Eşimin sülalesiyle kaynaşmaktı bayram. Kaynaştım, yeni bir aileye karıştım. Bundan mutlulukta duydum... 
Özlediklerim oldu bu bayram... Ailem meselaaa... Onlardan uzakta ilk bayramımdı. Babamla abim bayram namazından geldiğinde kahvaltı sofrası hazır olur ve hep beraber bayramlaşıp güle konuşa kahvaltı yapardık. Sonra akraba ziyaretleri ... Telefon la aradım ...Dayanamadım Ağladım, bayramlarını kutlayacaktım güyaa... Ağır geldi birden içime onlardan ayrı olmak bayram da... Sonra toparlandım, düşündüm, anladım... Böyle olacaktı bundan sonra... Aklıma geldi büyüdüğüm. Büyüdüm biraz daha...
Hasret giderdiklerim de oldu... Eşimin ailesi ve akrabalarıyla önceden hep kısa görüşmüştük. Her zaman telefonla arayıp sorarım ama, yüzyüze bir başka... Özlemiştim sevdiğim insanın ailesini. O nu büyütenleri, büyüttüklerini. Uzun uzun önceden de baktığımız albümlere baktık. Güldük, eğlendik. Eşimin küçüklük hallerini, videolarını izledik. "Meğer benden önce de hayatın varmış" diyerek baktı gözlerim meraklaaa...
İçimden geçirdim "o bunları yaparken bende bunları yapıyordum" diye...
Eşimin çocukluk fotoğraflarından aldım. O kadar tatlıymış kiii :) 
Bu akşam eve yeni geldiğimizden şimdilik bu kadar yazabildim. Yorgunluk daha ağır basıyor :) Biraz aceleye gelen yazımla beraber "Mutlu Haftalar" şimdiden :)

Gelecek yıl da Bayramı gerçekten bayram gibi yaşayanlardan olalım inşallah...
Yeni ciciler aldık hem ev için hem de benim için. Bir sürü de hediyeler var paylaşmak istediğim.
Bayram la ilgili bol resimli yazılarımı eklemeye başlayacağım inşallah :) Bu yazım sadece bir giriş ti... Gelişme ve sonuçları ilerleyen günlerde ayrıntılarıyla ekleyeceğim...



FACEBOOK HESABIM İÇİN TIKLAYIN






7 Ekim 2013 Pazartesi

BAYRAMLIK

Ben çocuk gibi içim içeme sığmayıp bayramlıklarımı giyeceğim ve ailemizle beraber kalabalık güzel bir bayram geçireceğim günü beklerken:
 Acaba bayramda dahi olsa, bir parça et yiyebilecek miyiz diye düşünen aileler var. Hayatında etin tadını bilmeyen ama bir ekmeği bulsa mutluluktan uçacak olan insanlar var. Küçücük, bir odalı evde on kişi yaşayanlar var. Ama biz kocaman evde bunalıyoruz, streslere giriyoruz. Sürekli en ufak şeyden şikayet ediyoruz. O küçücük evde yaşayanlar bile bizim kadar hayata isyan etmiyor. 
Aman bu eşyanın modası geçti, (daha eskimemiş) yenisini almak istiyorum diye eşiyle kavga eden bayanlar var. O senin beğenmediğin eşyayı bulmak için gece gündüz sokaklarda çöp toplayanlar var.
Kurban bayramında kapımızı çalıp et veren olacak mı diye dört gözle bekleyen masum çocuklar var.
Mesela ben ilkokula başlamadan önce babamın şimdiki durumu yoktu. Fazla et alamazdık. Kurban bayramını et yeme bayramı olarak görürdüm. Midem adeta bayram ederdi. Annemle babam sırf biz daha çok yiyelim diye sofradan erken kalkardı. Şimdi ise bazen tabağımdaki eti bitiremiyorum, o günlerimi unutuyorum! Ama o zamanlar çok mutluyduk onu hatırlıyorum. Çok şükür annem ve babam hayattalar ve her zaman uzakta da olsalar seslerini duyabiliyorum. 
Annesi babası olmayan çocuklar, bir su getireni dahi olmayan yaşlılar var. 
Düşünün kimsesiz bir çocuk, bayramda elini öpeceği annesi babası yok. Ama biz bunları düşünmüyoruz. 
Ne yapıyoruz; hayatta olan anne ve babamızın yanına gitmeyi ellerini öpmeyi bırak, telefonla arayıp bayramını kutlamayı bile çok görüyoruz. Oysa, anne baba sevgisi, ne kadar önemli bir bilebilsek. En azından ben kendi adıma içimde haykıran yakarışların dışa vurmasıyla yazıyorum bunları. Mazur görün ne olur. Annemiz babamız kim için çalışıyor. Geceleri hasta olduğunda başında sabaha kadar kim bekliyor? Sabah okula gitmen için erkenden kalkıp seni kim hazırlıyor. Sıcacık kahvaltı eşliğinde. Sonra okuldan eve gelince sıcacık sevdiğin yemekleri tam gelme saatinde kim pişiriyor...  Seni karşılıksız kim seviyor...
Bu bayramda yaşlı yakınlarımızı unutmayalım. Önce en yakınımızdakilere iyilik yapalım. Çünkü bizde Allah ömür verirse yaşlanacağız. Bu gençliğimiz kalacak mı zannediyorsunuz?
Hayatta mutlu olmanın yolu, bizim mutluluğumuzun başkalarının mutsuzluluğu olmamasıdır. 
Bol bol şükredelim, dua edelim. Hep daha fazlasını istemek yerine, elimizdekilerin kıymetini bilelim. İşte mutluluk bu, işte bayram bu... 

BİRAZ OLSUN KENDİMİ SORGULADIM ve YİNE ŞÜKRETMEM GEREKTİĞİNİN ALTINI ÇİZDİM. ŞU AN Kİ MUTLULUĞUMUZUN KIYMETİNİ BİLENLERDEN OLALIM İNŞALLAH...